DUYURULAR

Kültür için Alan Yılsonu Etkinlikleri Diyarbakır’da İzleyicilerle Buluştu!

Yerel kültür ve sanat girişimlerine toplumun tüm kesimlerini kucaklayan kültürel karşılaşmalar ve yaratıcı üretimleri için olanak ve mekân sağlama amacıyla yola çıkan Kültür için Alan, bu amaçla 2018 boyunca Diyarbakır, İzmir ve Gaziantep’te edebiyat, müzik, fotoğraf, sinema, güncel sanat, tiyatro ve çocuk çalışmaları gibi birçok alanda kültür sanat aktörlerinin projelerini destekledi.

Kino 2018 ile Alman Filmleri Diyarbakır'daydı!

German Films ve Goethe-Institut, Başka Sinema, Kültür için Alan ve Diyarbakır Sanat Merkezi işbirliği ile yakın dönem Alman sinemasının öne çıkan filmlerini, Kino 2018 programı ile 30 Kasım-2 Aralık 2018 tarihleri arasında Diyarbakır’da seyircilerle buluşturdu.

Diyarbakır’da Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri Sona Erdi!

Lîs Yayınları ve Diyarbakır Sanat Merkezi’nin (DSM), ilkini 2013 yılında gerçekleştirdikleri Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri’nin ikincisi bu yıl 11-21 Ekim 2018 tarihlerinde düzenlendi.

Kültür için Alan Etkinlikleri Diyarbakır'da Gerçekleşiyor!

Yerel kültür ve sanat girişimlerine toplumun tüm kesimlerini kucaklayan kültürel karşılaşmalar ve yaratıcı üretimleri için olanak ve mekân sağlama amacıyla yola çıkan Kültür için Alan, bu amaçla 2018 boyunca Diyarbakır, İzmir ve Gaziantep’te edebiyat, müzik, fotoğraf, sinema, güncel sanat, tiyatro ve çocuk çalışmaları gibi birçok alanda kültür sanat aktörlerinin projelerini destekledi.

Diyarbakır Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri 2018

Lîs Yayınları ve Diyarbakır Sanat Merkezi (DSM), ilki 2013 yılında gerçekleştirilen Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri’nin ikincisine bu yıl 11-21 Ekim 2018 tarihlerinde ev sahipliği yapıyor.

Diyarbakır’da Fotoğraf ve Gençlik

Diyarbakır Fotoğraf Amatörleri Derneği (DİFAK) ve Diyarbakır Sanat Merkezi (DSM) işbirliğiyle, Hollanda Konsolosluğu İstanbul’un desteğiyle, Diyarbakır’da Fotoğraf ve Gençlik projesi Ekim 2017-Mart 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

sehrebak.org Yeni Çağrılar ve Yazılarla Yayına Devam Ediyor

sehrebak.org yeni çağrılarıyla şehirlerden fotoğraf ve video hikâyelerinin paylaşım alanı olmak üzere yola çıktı.

Kültür için Alan Mikro-Finansman Programı

Kültür İçin Alan* Konsorsiyumu 2018 yılında İzmir, Diyarbakır ve Gaziantep'te gerçekleştirilecek kültür ve sanat projeleri için bir başvuru çağrısında bulundu.

Kemal Varol ile Roman Atölyesi

Kemal Varol ile Mart-Mayıs 2018 arasında süren bir roman atölyesi yapıldı. Diyarbakır Sanat Merkezi işbirliğiyle yapılan ücretsiz atölyede roman yazma teknikleri ve bir roman taslağı üzerine çalışıldı.

Kino 2017: Alman Filmleri Diyarbakır'da!

Goethe-Institut ve German Films'in birlikte düzenlediği Kino 2017 film programının Diyarbakır ayağı, Diyarbakır Sanat Merkezi ve Başka Sinema işbirliğiyle 21-24 Aralık 2017 tarihlerinde gerçekleşecek.

Duyuru Listesi

Etkinlik duyuruları ve yeni projelerden haberdar olmak için mail listesine üye olun

Êzîdî

5-30 Nisan 2008

Yer: Diyarbakır Sanat Merkezi

Hüsamettin Bahçe kimdir?

2000 yılında İnönü Üniversitesi İ.İ.B.F İşletme Bölümü’nden mezun oldu. 1998 yılında fotoğrafa başladı. 2003 yılında göçer Kürtler'in yaylalardaki günlük hayatını ele alan “Koçerler” ropörtajını gerçekleştirdi. 2005 yılında NarPhotos Fotoğraf Ajansı’nın düzenlediği belgesel fotoğraf atölyesinin ardından aynı ajansa katıldı. Halen Diyarbakır’da yaşıyor. Dicle Fırat Kültür Sanat Merkezi bünyesinde çalışmalarını sürdürüyor.

 

Kişisel sergi:

 

2004 “Koçer””, Diyarbakır Sanat Merkezi, Diyarbakır

2007 “Koçer” , Tütün Deposu, İstanbul

2007 “Koçer” , Kars Sanat Merkezi, Kars

 

Sergi Hakkında

 

Bu fotoğraflar 2005-2006 yılları arasında Kuzey Irak’ta Êzîdî toplumunun yoğun olarak yaşadığı Laliş ve Şengal bölgesinde çekildi. Uzun yıllardır içiçe yaşayan, coğrafi ve kültürel olarak yakın komşu olan Ortadoğu halkları birbirlerini ya çok az tanımakta ya da birbirlerinden habersizce yaşamaktalar. Bilinenler ise çoğunlukla önyargılardan, yüzeysel kanaatlerden ve eksik bilgilerden ibaret. Sahici bir merak duygusunun yokluğu, birbirine teğet geçen hayatların bu bilinmezlik içerisinde sürüp gitmesinin nedenlerinden sadece biri. Êzîdî toplumunun Laliş ve Şengal'deki dini ve sosyal hayatını ele alan bu fotoğraflar, bu eksikliği bir nebze olsun gidermeyi en azından sahici bir merak duygusunu biraz olsun ateşlemeyi hedefliyor.

 

Êzîdî adının kökeni

 

Êzîdî inancında Tanrı’nın binbir adı vardır. Bunlardan biri Ezda'dır. Ezda “Ben verdim, ben yarattım.” anlamına gelmektedir. Ez (i) di ise “Ben gördüm, ben inandım.” demektir; bundan dolayı bize “Êzîdî” yani “Tanrı’nın kendini yarattığına inananlar” denir.” (Şeyh Berkat)

 

Bu inanç hakkında bilinen en büyük yanlış Êzîdîler’in …’a yani kötülük meleğine taptıkları bilgisidir. Gerçekte Êzîdîler kötülük meleğine değil Tanrı’ya taparlar. Diğer dinler ile aralarında iki temel sorun vardır. İlki …diğer adıyla Melek Tawus’un konumudur. Tüm dinlerde kötülüğün kaynağı olarak Melek Tawus gösterilir; bu inanca göre ise iyiliğin de kötülüğün de kaynağı tektir ve bunda Melek Tawus’un hiçbir etkisi yoktur. Diğer sorun Melek Tawus’un Tanrı’ya olan sevgisinden dolayı Adem’e secde etmeyip isyan etmiş olmasıdır. Bu inanca göre başta isyan eden Melek Tawus, bu davranışından dolayı cezalandırılmış ve daha sonra Tanrı tarafından affedilmiştir. Tüm dinlerde insanlığın Adem ile Havva’dan çoğaldığı belirtilmektedir. Êzîdî inancında ise tüm insanlık Adem ve Havva’dan türemişken Êzîdîler, mükemmellik timsali Şehid bin Car’ dan türemişlerdir; bundan dolayı Êzîdîler Tanrı’nın seçilmiş halkıdır. Êzîdî dininin peygamberi Şeyh Adi’dir. Bu dini ilan etmek için Melek Tawus tarafından görevlendirilmiştir. Bu dine ait iki kitaptan biri olan Kitab-el Cilve’nin yazarı olarak kabul edilir, diğer kutsal kitap Misfeha Reş ise Şeyh Hasan tarafından yazılmıştır. Kitab-el Cilve (Vahiy Kitabı), Melek Tawus‘un emirlerini bildirirken Misfeha Reş (Kara Kitap) daha çok bu dine ait davranış kurallarını, dünyanın oluşumu, insanın kökeni ve Adem ile Havva’nın öyküsünü anlatır. Reenkarnasyon, Êzîdî dininin temelini teşkil eder. İbadet, her gün eksiksiz bir şekilde günde üç defa yönünü güneşe çevirerek özel duaların okunmasıyla yerine getirilir. İbadet için diğer dinlerdeki gibi kapalı bir mekana ihtiyaç yoktur. Hindistan’dakine benzer bir kast sistemi vardır. Sırasıyla şeyhler, pirler ve müritler şeklinde örgütlenmişlerdir. Herhangi bir sınıftan bir başka sınıfa geçmek imkansızdır.

 

Êzîdî inancına sahip insanların sayısı tam olarak bilinmemekle birlikte 800.000 olarak tahmin edilmektedir. Êzidiler Türkiye, Suriye, Irak, İran, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve Avrupa ülkeleri ile Almanya, Belçika ve Fransa’da yaşamaktadırlar. Nüfusun büyük bölümü Kuzey Irak’ta, Dihok ve Şengal civarında yaşamaktadır.

|